11 Ekim 2013 Cuma

Chanel Les Beiges PA++


 
 

Chanel'in en son çıkan burasını anca almaya vaktim oldu. Ne zamandan beri almayı düşündüğüm bu pudrayı denemeyi heyecanla bekliyordum doğrusu. Bu heyecanım da pudranın markasından kaynaklanmıyor sadece içindeki PA++ içeren pek ürünüm olmamasından dolayı bir heyecan. 

Her ne kadar SPF olayına düşkün olsamda PA çok daha farklı bir olay aslında. SPF bizi güneş yanıklarına karşı koruyor, ve evet kışın bile kullanmamız gerekiyorsa da bizi güneşin yaydığı UVA ışınlarından yani cilt kanserine yol açan ışınlardan koruyan şey PA. Bir ürünü alırken üstünde be kadar PA+ yazısını görüyorsanız o kadar iyi, bu PA+, PA++, PA+++ diye yükseliyor, ne kadar fazla +'sı varsa o kadar koruması yüksek demek. Chanelin bu ürününde koruma faktörü 2. Icinde SPF 15 te var tabii ki. Her ne kadar SPFi yüksek olmasa da içindeki PA sayesinde mükemmel bir koruma sağlıyor. 

 Gelelim yapısına, cildi çok kurutmayan çok güzel bir sekilde orantilanmış bir ürün, kapatıcılığı güzel. Ister tek başına pudra fondoten olarak isterseniz de fondoteninizin üstüne makyajınızı sabitlemek için kullanabileceğiniz çok yönlü güzel bir ürün. 

 Tatilde elde ettigim bronz tenim hala bariz oldugu için normalde kullanacağım tondan koyu, şu anki tenime uygun olan rengini aldım, tenim açıldıkca kullanması zorlaşıcak diye tedirgin oluyorum açıkcası umarım ten rengim tam açılmadan bitirebilirim. 

 Yumuşacık, cildi kadife gibi yapan her yönüyle aklımı alan aşık olduğum bir ürün.  Her cilt tipi için uygun olması da insanı şaşırtıyor, farklı cilt tipleri için bu kadar güzel orantılanmış pek ürün yok piyasada. 

 Biraz pahalı evet ama sonuçta Chanel kalitesi, paketi, kadife kesesi, işlevleri ile kesinlikle verdigim parayı hak ediyor ve evet tekrar tekrar alırım, çekinmeden veririm paramı alırım pudramı diyebileceğim bir ürün. 

Tek bir sorun var bu pudradan o da pudra ile gelen fırçası. Fırça eğer pudrayı makyajınızı sabitlemek için kullanıcaksanız güzel bir fırça ama yok ben sadece pudrayı kullanmak istiyorum derseniz fazla ürün alamayacağınız, tekrar tekrar sürmek zorunda kalacağınız ve en sonunda sıkılıp başka bir fırça ya da sünger kullanmak zorunda kalacağınız türden. Ben farklı pudra fırçası ile kullanıyorum yalnız pudra ile gelen fırça güzel allık fırçası oluyor yani yine bir işlevi var, boşa gitmiyor. 

Kesinlikle çok beğendim bu ürünü, tüm pudra severlere ( ne için kullanırsanız kullanın) tavsiye ediceğim güzel, kaliteli, çok yönlü, harika koruma sağlayan mükemmel bir ürün. Denemenizi tavsiye ederim. 

Sevgiler 
LBTK 
XOXO 

5 Ekim 2013 Cumartesi

L'oreal' den yeni bir fondoten ( Nude Magic)

 
  
 Pek çoğunuz benden yağlı ciltler için matlaştırıcı bir fondoten önermemi bekliyorsunuz ki var, önereceğim; yalnız bu ürün sizler için değil maalesef.
 Bu arada hemen belirtiyim en son yazımda öve öve bitirenediğim Loreal Skin Perfection kremi Watsonslara gelmiiiişşş!! 

 Gelelim fondotene; kuru ve normal ciltlerin kullanabileceği, sokakta herkesin " mat fondoten" dediği yalnız aslinda mat olmayan bir fondoten. Mat denilişinin veya sanılışının nedeni  pudra fondoten oluşu. L'oreal'in açıklamasına göre ilk sürüldüğünde suya benzeyen, su kadar hafif, ciltte hissedilmeyen, kurulduğunda ise pudraya dönüşen bir fondoten. 


Bana  göre ise ilk elime deydiginde suya benzeyen, sürüp dağıtınca yağlı olduğunu anladığınız transparan pudra fondoten. Pudra fondoten dedim diye pudraya dönüşüyor cildi matlastiriyor sanmayın. Tam tersi çünkü, matlaşmak yerine parlıyorsunuz pudra degil hafif yağ resmen, pudra kelimesini de neden kullandıkları belli degil. 
 
 Tam anlamıyla söylemek gerekirse " Dior Skin Nude" ün çok daha ekonomik yalnız aynı kapatıcılığı yakalayamatacagınız bir fondoten. Aslına bakarsan kendimi pazara gitmiş te Dior Skin Nude' un gerçekten berbat bir şekilde üretilmiş çakmasını almışım gibi hissediyorum. Hatta kapatıcılığı hiç yok transparan pudra deyişim de bundandır. Bu fondoten yerine BB krem kullanmak çok daha mantıklı. 
 
 Bu fondoteni neden yarattıklarını da anlamak mümkün değil. Benim için sadece tezgah kalabalığı, kafa karışıklığı, ne olduğu belirsiz, manasız ve de faydasız bir ürün. Sırf " fondoten kullanıyorum" denek için alıp kullanmak isteyenler, cildinde hiç bir problem olmayanlar yalnız " fondoten kullanma"nın insana bir hava kattığını düşünenler ve parlak bir cilt isteyenler için yaratıldığına inandığım bir ürün. Normal krem sürüp çıkın daha iyi. Çok saçma! L'oreal ekibi bu ürünü yaratırken ne kullanıyorlardı, ne düşüyorlardı merak ediyorum. "Başka bir markadan gelip kahvelerine ilaç filan mı kattıldı düzgün düşünemesinler diye acaba" diye bile düşündürüyor. 

 Bu olmadı L'oreal, onca güzel üründen sonra böyle bir fiyasko maalesef unutulmaz... Hemen formülü değiştirip kapatıcılığı biraz da olsun arttırırlarsa kurtarabilirler bence. Inanılmaz bir hayal kırıklığı...

12 Eylül 2013 Perşembe

L'oreal Skin Perfection

Merhabalar, 

Guzel haberlerim var. L'oreal yeni bir krem ile karşımızda. Tatilde bitirdiğim kremlerden sonra Londra'ya döner dönmez yeni bir krem arayışına girdim. Müptelasi oldugum pahalı kremleri bir yana itip daha uygun fiyatlı bir şey denemek istedim ve L'oreal'in yeni çıkan bu kremi Boots ta gözüme çarptı. Henüz Türkiye'de yok yalnız en kısa zamanda gelecegine inanıyorum kesinlikle çok ses çıkartacak bir ürün.
 
Yeni bir ürüne geçer geçmez ciltte sivilcelenme olması normal. Bu sivilcelenmeler genelde 1 hafta -10 gün içerisinde geçer. Sivilcelenmeler icin hazırdım yalnız L'oreal bende hiç sivilcelenme yapmadı. 10 günden beri deniyorum, tabii sivilcelenme olmaması beni inanılmaz sevindirdi.

Krem ciltteki lekelenmeleri giderdiğini, gözenekleri tamamiyle küçültüp farkedilemez hale getirdiğini, genel olarak cildi mükemmelleştirdigini ileri sürüyor ki hiç yalan söylemeyeceğim " amaaaan 10 poundluk krem nasıl yapsın bunların hepsini? Sırf şimdi blog için alıp bir hafta sonra beğenmediğinden blogda bahsetmiyeceğim bile ve çöpe atıcağım" diye düşünüp burun kıvıra kıvıra aldım. Tatilde alın bölgemde inanılmaz lekeler çıktı, çenemde çıkan bir sivilce ben'e dönüştü vs berbat haldeydi cildim. Mucizevi bir sekilde herşeyi onardı. Alın bölgemdeki lekelenmeden eser yok, çenemde bene dönüşen leke yarı yarıya hafifledi bir hafta daha kullanırsam tamamiyle geçicek gibi.Gözeneklerim küçüldü cildim bir başka güzelleşti. BB krem kullanmışım gibi ama cildimde kremden başka hiçbirşey yok. Kapatıcı bile kullanmamaya başladım. Abartıyorsun, reklam yapıyorsun vs diyeceksiniz ama bunları bu kremi deneyene kadar dersiniz sonra gelip teşekkür edersiniz diye düşünüyorum. Bu kadar memnun kalacağımı hiç düşünmemiştim. Umarım umarım umarım hemen Türkiye'ye gelir hepiniz kullanma şansını elde edersiniz. 

Bu arada bu serinin serumu ve BB kremi de var yalnız bundan memnun kalmayacağıma gerçekten inandığımdan bir de onları almak istemedim, ve henüz denemedim. En kısa zamanda onları da alıp deniyecegim. 

Gelelim krem ile olan problemlerime. İcinde SPF yok! Güneşten koruma faktörünün olmaması insanı korkutup üzüyor açıkcası. Üstüne başka bir güneşten koruma kremi kullanırsan da aynı etkiyi verir mı bilmiyorum. İtiraf ediyorum ki kremin üstüne başka bir krem sürmedim yani güneşten korunmadan dolaşıyorum ortalıkta ki benim hiç yapıcağım birşey değil normalde, yalnız kremin tam etkisini görmek için başka bir krem kullanmadım. Bir de benim cildim yağlı değil, bir önceki günlük kremim cildimde yağlanma ve parlama yapıyordu, yağlı ciltlere kesinlikle tavsiye etmezdim yalnız bunda böyle bir sorunum olmadığı halde yağlı ciltlerde nasıl bir etki yarayacağını kestirmiyorum. Yağlı cilde sahip olupta deniyenler olduysa yardımcı olmaları için yorumlarını bekliyorum. 

Bir an önce deneyip bana teşekkür etmeniz dileği ile...
XOXO
LBTK 

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Lancome Hypnose Doll Eyes by Alber Elbaz Limited Edition Rimel



Bu rimel tam 3 hafta önce elime geçti ve o zamandan beri de kullanıyorum. Daha ilk açtığım ve kirpiklerime sürdüğüm anda vurulmuş olmama rağmen yine de yazısını yazmak için beklemek istedim. Tamamiyle emin olmalı ve yazıyı her zamanki gibi üründen emin olup hazırlamalıydım. Ürün elime geçtikten bir hafta sonra instagram hesabimda ( TIK TIK Londradabirturkkizi ) videosunu paylaştım.

Limited Edition olmasi  bu ürünü daha da özel kılıyor tabii ki. Çok sevimli bir ambalajı var. Kırmızı- siyah- beyaz kombinasyonunu hep sevmişimdir. Küçüklüğümden beri hayalimdeki evi aldığımda kırmızı-siyah-beyaz bir odam olucağından ve zamanımın çoğunu bu odada geçirmek istediğimden hep arkadaşlarıma bahsetmişimdir herhalde. Ambalajı gördüğümde “ay en sevdigim renkleeeer, ama ben genelde ambalajı sevdigimde ürün pek iyi olmuyor” diye düşünüyordum ki yanılmışım...

Benim kullandığım extreme black rengi, rimelin inceden kalına doğru giden bir fırçası  var. Bir rimeli ilk açtığınızda, yeni kullanmaya başladığınızda hep bir fazlalık gelir, ben o yüzden rimelleri bitmeye yakın iken daha çok severim yalnız o zamanda rimel biraz kuru olur, o da "yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal" dedirttirir. Bu rimel öyle değil ilk açıldığı andan itibaren hiç bir fazlalık yok, tabii kuru da değil, yani benim için tam anlamı ile mükemmel bir ürün.  Kirpiklerde hiç bir ağırlık yapmıyor ve hiç bir şey sürmemişsiniz gibi doğal bir his yaratıyor.

Kirpiklerin hepsini teker teker tarıyor, boyuyor, uzatıyor, kalınlaştırıyor ve en önemlisi birbirine yapıştırmıyor. Kirpiklerin hepsi tel tel, rimel sürülmemiş de mükemmel kirpikleriniz varmis gibi duruyor. Kirpikleri cok fazla olmasa da kıvırıp gözün daha açık ve büyük durmasını sağlıyor. İstenildiginde pek çok kat sürülebiliyor. Pek çok kat sürüldüğünde de doğal ya da hoş olmayan bir görüntü yaratmıyor. Bir rimelden daha ne istenir ki?

Ben 3 haftadır kullanıyorum hala daha yeni açılmış gibi, çabucak biticeğini de sanmıyorum, bu sebepten biraz pahalı olsa da (£23) uzun sureli kullanıcağım çok  pahalı olarak nitelendireceğimi sanmıyorum..

XOXO
Londra'da Bir Türk Kızı 

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Onemli Duyurular, Temmuz Favorilerim, Uzak Durulmasi Gereken Ürünler


Merhabalar,

 Zoe'den biraz zaman bulup yeni bir video yaptim... Video biraz uzundu... kese kese 17 dakikaya dusurdum yalniz bu videoda cok fazla " kamera arkasi" olarak hazirladigim komik bolumler var ve maalesef bu videoya uzun olacagi icin ekleyemedim. Izlemek isterseniz lutfen yorumlarda belirtin ayri bir video olarak hemen yayimlarim..

31 Temmuz da Pozitif Radyo 'da Karaman Show' a konuk oluyorum. Ingiltere saati ile  sabah 10 ile 11 arasi, Turkiye saati ile oglen 12-1 saatleri arasi hakkimda butun merak edilenler uzerine konusup sarkilar dinleyecegiz. Hepiniz App Store dan Pozitif App' i indirip ( bedava) bizi dinleyebilirsiniz. Hepinizi bekliyorum:)

  Ayin birinde Turkiye'ye geliyorum. 1 aydan fazla kalicagim. Fethiye, Kas, Bodrum, Izmir ve Ayvalik var planlarimda. Bol bol gezicegim, heyecanliyim...

 Video'da gosterdigim ayakkabilar ve daha degisik modellerini gormek icin de TIK TIK :)

 Detaylar videoda, buyrun izleyin....



YENI VIDEO BU LINKTE>> TIK TIK





XOXO

11 Temmuz 2013 Perşembe

Kısa Tırnaklar

Tırnaklarımı Ocak ayından beri uzatıyordum, belli bir uzunluğa geldikten sonra kırılmaya başlayacak diye korktuğumdan istediğim uzunluğu elde ettikten sonra tırnakları kalınlaştırmak için üstüne Jel yaptırmıştım. (protez tırnaklar için kullanılan maddelerden birisi, akrilikten daha sağlıklı ve daha güzel  duruyor)

 Ocak ayından düne kadar kullanım açısından hiçbir sıkıntı yaşamadım yalnız dün 7 aylık kızım ağzına bir kağıt parçası attı ve tırnaklarım yüzünden ağzından o parçayı almaya çekindim, zorlandım. Bundan sonra bu tür olayların daha sık olacağını tahmin ettiğimden ilk işim tırnakları kestirmeye ve  manikur yaptırmaya gitmek oldu. 


Soldaki eski tırnaklarım sağdaki yeni hallerini aldılar. Kısa tırnağa alışamadım. Telefonda mesaj yazarken çok zorlanıyor, herhangi bir şeyi tutarken dokunurken yadırgıyorum. Alışmam pek uzun sürmez  farkındayım yalnız şimdilik gerçekten herşey bir zor bir garip geliyor. 

Yeni tırnaklarıma China Glaze White on White kullandık. İki kat sürdüğümüz CG den sonra da O.P.I Top Coat kullandık. Yeni tırnaklarımın görüntüsünden oldukça memnunum. Eskiden tırnağın eğiminden dolayı tam oturmayan ve kullanamadığım nail foillerimi de rahat rahat kullanabilecek olduğumdan heyecanlıyım. Bu heyecanla sürekli yeni bir şey denerim galiba. Benden tırnaklar ile ilgili pek çok post bekleyin..... 

7 Temmuz 2013 Pazar

Sleek Kaş Paleti


Merhabalar,

 Sleek markasini bloguma basladigimdan beri hemen hemen her videomda kullaniyor ve ya bahsediyorum. Ne kadar sevdigimi biliyorsunuz.

 Sleek pek cok markanin populer urunlerinin aynisini hatta bazen cok daha iyi kaliteli bir sekilde cikarttigi uygun fiyatli urunleri ile kisa zamanda dunya da populer bir marka haline geldi. Sleek bir Ingiliz markasi, ilk olarak farkli ( ozellikle de koyu) tenler icin hazirladiklari urunler ile unlenen Sleek artik herkes tarafindan urun kalitesi ve uygun fiyatlari ile tercih ediliyor.

 Far paletlerinin hemen hemen hepsinin bulundugu Sleek koleksiyonuma yeni urunler eklemek, farkli seyler denemek istedim. Uzun zamandir aklimda olan Brow Kit yani kaş kitini aldim. Benim aldigim renk en acik rengiydi, cogu kisi instagram fotografima baktiginda benim kaslarim icin acik kalicagini dusunsede mukemmel bir sekilde uyum sagladi, benim kaslarimin rengi zaten acik, hatta saclarimin rengi de su anki saclarimdan biraz acik bir ton. Saclarim koyu oldugu icin kaslarim icin de koyu renkler kullaniyordum. Saclarimin renklerini yavas yavas acmaya basladigimdan beri onceden kullandigim renkler cok koyu kalmaya ve cirkin bir goruntu olusturmaya basladi. Eger sizde sac renginizi son zamanlarda actirdiysaniz saciniza uygun bir sekilde kaslariniza uyguladiginiz urunlerinde renklerini daha acik renklerle degistirmelisiniz.

Sleek Brow Kit
Sleek Brow Kit  £8.49

  Paletin icinde vax (sol tarafta, kaş farı (sag tarafta), mini cımbız, vaxı uygulamak icin mini eyeliner fircasi ve vax'i sabitlemek uzere uygulayacaginiz kas farini uygulamak icin de duz far fircasi var.
Oldukca hos bir urun, kalitesi gercekten cok guzel ve kalici. sonuc olarak oldukca memnunum. bir sonraki makyaj videomda ve favorilerim videosunda mutlaka uygularken goruceksiniz cunku yeni favorilarim arasinda.

  Bu urunleri ben nasil bulucagim diye isyan etmeden once www.sleekmakeup.com adresine uyrayin, uluslararasi urun satisi yapiyorlar. Kaş farınin oldugu sayfaya gitmek icin tik tik
 
  Bir de ton belirlemesini nasil yapicagiz diye soranlarin oldugunu duyar gibiyim. Sarisin ve kumralsaniz  en acik rengini, sac tonunuz daha koyu ise cok esmer degilseniz orta rengi, cok esmer, siyah sacli veya zenci iseniz de en koyu rengini kullanmalisiniz. Simsiyah kaslar istiyorsaniz ise ona gore siyah kit te yapmislar.

  Bu sene kesinlikle kaslarin on planda oldugu bir sene...Uzun, ince, kalin ya da kisa kaslar mukemmel olmadan hic bir makyajin olmasi gerektigi kadar hos durmayacagini unutmayin ve bir an once kaslariniza sevgi gostermeye onlari simartmaya baslayin.


XOXO

4 Haziran 2013 Salı

Ben Benden Bekleneni Yaptım...





Adım Işınsu Hakgüden Adam. 
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım.
Evliyim.
6 ayını 1 Haziran'da dolduran bir kızım, 4 yaşına basacak bir kız köpeğim var. 
Türkiye'yi çeşitli uluslararası platformlarda temsil ettiğim Türkçe bir makyaj blogum var. Makyaj ve kadınca konularla ilgili videolar yapıp daha önce yasakladığınız Youtube'dan yayınlıyorum. Eşiniz izlemiştir belki de. Her ne kadar dinimizce yasak olsa da, gördüğüm kadarıyla eşiniz de makyaj yapıyor. Pek çok kapalı bayan takip ediyor, kendilerini iyi hissediyorlar makyaj yapınca. İzlemiş ise  sevgilerimi yolluyorum.

Olaylardan dolayı  kendimi, ailemi unuttum. 3 gündür aynı şeyleri giyiyor, ne yediğimi ne de içtiğimi hatırlıyorum.  Eylemlere katılamadığım için utanıyorum.   

Bu arada belirtmeliyim ki iki haftada bir,  bir kadeh şampanya içerim. O da makyaj gibi, iyi hissediyorum kendimi böylece. İçersem de eşimle içiyorum. Dedim ya, iyi hissettiriyor bazen bir kadeh...

18 yaşımdan bu yana İngiltere/Londra'da yaşıyorum. Burada üniversite okudum. Demokrasiye, insan haklarına verilen önemi beğendiğim için ve özgür ruhumun en rahat hissettiği yerin benim için Londra olduğunu düşündüğümden buraya yerleşmeye karar verdim. Ülkemde özgürlük ve demokrasi olmadığını düşündüğüm için degil, burada daha iyi olduğunu düşündüğüm için…

Kimseye yük olmadım bugüne kadar. İngiltere vatandaşlığı almak, sığınmak için "Türkiye’de bana işkence yapılıyor, onur davasına kurban gideceğim, düşünce suçundan beni hapse atacaklar, öldürecekler, burada kalmam lazım" diye ülkemden  kurtulmak için yalan da söylemedim.  Her "Nerelisin?" diye sorulduğunda -ki burada her zaman sorulur, oğlunuz bilir- öyle bir gururla "Türkiye" dedim ki, bazen insanlar güldüler. Ülkemin ismini söylerkenki gururuma, sesimin yükselişine, göğsümün kabarmasına, başımın dikleşmesine… Üniversitede okurken ülkem hakkında o kadar çok konuşuyordum ki, adımı "Türk Kızı" koydular. 4 ayrı dilde Türk kızı olarak çağrıldım, kimse ismimle çağırmazdı. Burada konuşa konuşa, bana düşmanmışım gibi bakan Ermeni arkadaş da edindim, İsrailli de. Tüm olanlara karşı savundum hükümetimin kararlarını.  Çoğu mantıklı, doğru kararlardı kanımca.  Blogumu açtığımda da o yüzden "Londra'da Bir Türk Kızı" koydum ismimi.  Onlar bana "Türk" derken, siz "çapulcu" dedin... Üzüldüm...

Kızım burada doğdu. Türkiye'ye getirmek için, nüfus cüzdanını çıkartmak için nasıl sabırsızlandım! Türkiye’de çıkartmalıydım cüzdanını. Daha anlamlı, daha özel olmalıydı… Sıradan bir vatandaşlık değil çünkü bu! Bu Türk Vatandaşı olmak! Her şeyden önemli! İstanbul'a inerken ağladım. Kızımın Türkiye'yi, vatanını ilk defa görecek olması duygulandırdı beni. Bu vatan sevgisi çok az kişide var derdik hep. Yanıldığımı son 4 gün içinde gördüm. Tekrar gururlandım. 

Mezun oldum, iş kurdum, vergimi verdim, hiçbir zaman ülkeme kötü söz söylettirmedim, yüz karası olmadım, kanuna karşı gelmedim. Bir Türk vatandaşı olarak yurt içinde ve dışında benden beklenen her şeyi yaptım ama siz benim gibi çapulcuların sizden beklediğini yapmadınız. Türk vatandaşına sahip çıkmadınız, size oy vermeyenlere adeta düşman gözü ile baktığınızı gösterdiniz. O Ermeni arkadaşlarımın ilk Türk olduğumu söylediğimde bana karşı takındıkları tavrı takındığınızı gördüm gözlerinizde. Teke Tek programında laf soktunuz, size oy veren ile vermeyeni ayırdınız, bizi Sünni, Alevi, Ermeni, Yahudi, Kürt, Türk olarak bunca yıl bir çatı altında tutan Atamızın manevi değerini hiçe sayarak hakaret ettiniz. Partinizin gençlik kolları başkanı polisin yanında polise destek vererek suçsuz insanlara saldırdı, Twitter’dan tehdit etti insanları, nefret saçtı. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek tehditler savurdu. Bunlar demokratik bir ülkede demokrasi ile başa getirilen bir partinin uygulaması gereken bir tavır mıydı? Teke Tek programında üstü kapalı tehdit ettiniz kanalı. Medyayı susturdunuz, neler olduğunu Türkiye’de yaşayan aileme Londra'dan ben anlatmak zorunda kaldım. Sizce bu normal mi? Demokrasi mi? Gurur duyulacak bir şey mi?  Utandım....

3 senedir aktif bir şekilde Twitter kullanıyorum. Geçen sene yaşanan Londra yağmalamasına tanık oldum. Yalnız tüm bu olanları Twitter’dan takip etmek zorunda kalmadım. Çünkü televizyondan gördüm. Özellikle bir devlet kanalı olan BBC sürekli canlı yayındaydı. Sokaklarda olanları, CCTV kayıtlarını yayınladılar. Twitter’a bakma ihtiyacı bile duymadım. O kadar hızlı ve netlerdi yayınlarında… İstedigim kanaldan, istediğim şekilde izleyebildim olanları. Türkiye'dekiler bunu yapamadı. "Twitter baş belası" dediniz ama insanları Twitter’a sürüklediniz. Başka bir yerden haber alamadık günlerce. Sonra Halk TV seyretmeye başladık. Canlı yayın yapan ve internetten en kolay ulaşılan televizyon kanalı Halk TV idi. Biz CHP’li olduğumuzdan değil, başka hiçbir kanalda bir şey yayınlanmadığından izledik o kanalı. Onu düşünerek eylem yapan veya destek olan herkes CHP’li diye düşünenler var ki, doğruluğu yok. CHP Gezi  Parkı’nda miting yapmaya kalkıştığında, o başa bela Twitter kullanıcıları   olarak hep bir ağızdan "İstemiyoruz hiçbir partiyi" diyerek pay çıkartmalarına izin vermedik. Twitter sayesinde, eylemcilerin bilinçli insanlar olması sayesinde oldu bu. Birkaç yeri yakıp yıkmaya çalışan provakatörler Twitter sayesinde görüldü, gösterildi, ihbar edildi. Görmediniz, suçladınız! Kırıldım...

Olaylar çok daha büyüyecek, her yerde yağmalama olacak sanarken "Yağmalama yapma, taş atma, polise saldırma, onlar düşman değil"  tweetlerini gördükçe, retweetledikçe ağladım sessizce. Bir yanım kan ağlarken, bir yanım gurur duydu. 

O eylemciler sana sadece onların da bir  sesinin olduğunu, bize düşman gözü ile bakmaman gerektiğini söylemek istedi. Aslında bunu çok uzun zamandır söylemek istediler ama dinleyen olmadı. Yine dinlemek istemediniz. Ülkeyi, bu haldeyken bırakıp gittiniz. 

Şimdi unutmamalı, sevgiyle anmalı hayatını kaybeden o gencecikken polisin 4 kez ateş ederek öldürdüğü Abdullah Can Cömert'i... 


Ben yurt içi veya yurt dışı benden beklenen her şeyi yaptım ama siz benim sizden beklediğimi yapamadınız. İsteksiz de olsa "Bir yanlışlık yapıldı, bir daha olmayacak" deseydiniz, bu olaylar bu noktaya gelmeyecekti. 

Bir lider empati kurabilmeli, halkı dinleyebilmeli, anlayabilmeli, göğüs germesini bilmeli, en önemlisi bir hata yaptığında ondan ders çıkartmasını ve özür dileyebilmesini bilmeli. Siz, sizden bekleneni yapamadınız ama hiçbir zaman geç değildir. Büyüklük "Ben de yüzde elliyi salarım üstünüze. Siz benim kim olduğumu bilmiyor musunuz?! Yıkar geçerim!" diyende değil, bir çapulcudan bile özür dileyenlerde kalır! 

Not: Sizi çok bitkin, yorgun gördüm dün sayın başbakanım. Size krem highlighter (aydınlatıcı) -M.A.C Pearl vb.- tavsiye ediyorum. Cildiniz kurumuş, uygularsanız ışıl ışıl olur. Yüze bir Nur gelmiş gibi oluyor gerçekten. İsterseniz ben buradan göndereyim. Hem daha ucuz, o kadar vergi vermezsiniz. Artık internet üzerinden satış da yasak biliyorsunuz...

Gururla...
Londra'da Bir Çapulcu Kızı 




24 Mayıs 2013 Cuma

Evde nemlendirici ve selülit giderici scrub yapımı

Merhabalar,

Evde nasıl farklı scrublar yapabileceğinizi videoda anlattım.





Yapımı icin Caster Sugar ile en iyi sonucu alabileceğinizi Turkcesinin ne oldugunu bilmedigimi söylediğimde Google translate kullanmayı düşünen pek cok kişiden "Pudra Şekeri" yorumu geldi ki maalesef pudra şekeri degil bahsettigim seker; toz şekerini blender ile daha ince hale getirerek elde edebileceginiz bir seker. İngiltere dışında cok zor bulunuyormuş yalnız yapması cok kolay. Bu bilgiyi cok sevdiğim bir tanıdığımın yardımı ile edindim. Bana gönderdiği sayfada daha detaylı bilgi bulabilirsiniz.  

http://frugalliving.about.com/od/makeyourowningredients/r/Castor_Sugar.htm

Sekerin daha ince elenmis olmasi cildiniz icin cok daha iyi cunku daha az baski uygulayarak olu deriden arinmasini sagliyacaktir fakat videoda da bahsettigim gibi toz seker ile de yapabilirsiniz.

Size kolay gelsin....
 


7 Mayıs 2013 Salı

Ankara Bulusmasi




Merhabalar,

 Ankara seyahatim her zamanki gibi guzeldi yalniz bu sefer digerlerinden oldukca degisikti. Adim attigim her yerde taniyan birileri cikti. Taninma fasli ucaga biner binmez hosteslerle basladi " Londradabirturkkizi gelmis, sizi izlemeyen hostes yok!"  diye basladigimiz seyahatimiz Istanbul' a inene kadar mukemmeldi, Zoe cok rahat bir yolculuk gecirdi yalniz Istanbul' a iner inermez basladi butun problemler. Ilk baglanti ucagini THY ucaginin Londradan 1 saat 15 dk gec kalkmasi ile kacirdik. Ikinci ucagi ise Zoe Turkiye'ye geldigimizde henuz Turk vatandasi olmadigindan vise kuyruguna girdigimiz ve bebekli olanlara hic bir ayricalik taninmayan bu kuyrukta 55 dk  ve sonra da fast track te yabanci uyruklu bir ailenin pasaportlarinda problem cikinca +15 dk bekledigimiz icin kacirdik. Bir sonraki ucakta da uctugum bolum tamamiyle dolu oldugundan Istanbul da bir gece konaklayip sonra Ankaraya gecis olabilecegini soylediklerinde sinirlerim tamamiyle tavan yapmisti. En sonunda bir yer ayarladilar ve Ankara' ya ayni gun gecebildim. Ankara'ya gectigimde ise beni baska bir supriz bekliyordu. Zoe' nin biz ucaga binerken aldiklari puseti ve araba koltugu kayipti. Ikisini bir arada, verilen ozel posete koydugum halde biri baska bir yerde digeri baska bir yerde gozukuyordu ki buna hic anlam veremedim. Bu stresli yolculuktan kendimizi toparlamamiz 2 gun aldi.

 Ankara' da sokaga cikar cikmaz taniyanlar, boynuma atlayip opmeye baslayanlar oldu (ki onlar benim canim hepsiyle de fotograf cekindik), bir de sasirip donup kalanlar konusamayanlar oldu. Umarim bir daha beni gorurlerse cekinmeden gelirler iki laflariz ;)

Ankara bulusmasi icin bir suru hazirlik yaptim, Kubra ile Tuce geliceklerdi biliyorsunuz, onlar icin oteller tutuldu, brunch ayarlandi, ozel soforlu jeepler tutuldu, aksam yemegini yiyecegimiz mekan ayarlandi, yemek icin menuler secildi, ertesi gun icin kahvalti ayarlandi, bunlarin hepsinin odemesi yapildi, ve bunlari ayarlamak gunlerimi aldi. Ozellikle de Aksam yemegi yenilicek mekani secmek icin gitmedigim gormedigim restaurant kalmadi, en sonunda benim ve Aly'nin favorisi olan Cafemiz' i sectik. 

 Gelelim bulusma gununeeeeeeee:)))
Hayatimin en guzel gunuydu. Gordugum sevgi, beni gormeye gelen o kadar kisi.... Nasil guzel bir gundu anlatmaya kelimeler yetmez...

Kubra ile Kahve Dunyasindaki bulusmadan 2.30 saat once Tunali Elizin' de bulustuk. Yanimda en yakinim, canim arkadasim Bahar ve Metin de vardi. Hep beraber birseyler yiyip lafladik, Kubra'yi tanidik biraz.
Metin ve Bahar ile  

Kubra ile

 Bulusma zamani gelip cattiginda ise kalkip Kahve Dunyasina dogru yol aldik. Kahve Dunyasina vardigimizda bekledigimden cok daha fazla bir topluluk bana dogru yurumeye basladi, o kadar icten, o kadar sevecen bir toplulugun icine girmek beni cok sevindirdi. Ilk soyledigim seyin " herkesi opucem, opmedigim kisi kalmasin!" oldugunu hatirliyorum.



Yalniz Kahve Dunyasina girmemiz ile calisanlarin panik olmasi bir oldu. Butun garsonlar etrafimizda kizlari oturtacak bir yer bulmaya calistilar, giris tamamiyle kapandi diye ne yapicaklarini sasirip " izdiham yasaniyor, izdiham yasaniyor!!!" diye bir de  bagirmaya basladilar.  En sonunda cogu bekleyen yer bulamadigi icin sadece resim cekip iki dakika benimle konusup gitmek zorunda kaldilar ve bu beni cok uzdu. Daha profesyonel bir sekilde halletmelerini bekliyordum acikcasi ama olmadi. Ayni zamanda sicak icicek yetistiremediklerinden de hepimiz soguk birseyler icmek zorunda kaldik ama ona bir sey soylemiyecegim cunku hava zaten sicakti... Bir dahaki sefere daha  hazirlikli olurlar diye dusunuyorum.

 Bulusmaya yurtdisinda oldugu icin katilamayanlar da Kahve Dunyasini butun gun ariyip sonunda bana Kahve Dunyasinin telefonundan ulasmayi basardilar , beni de cok mutlu ettiler...



Beni unlu sanip ta gelip fotograf cektirenler de oldu arada :DD 

"Herkes ile fotograf cekindin bir de benimle cekin" diyen beyefendi de cok tatliydi. 

 Bulusmada herkesin sorularina teker teker cevap verdim kendi elleriyle hediyeler yapanlar; bana ve Zoe'ye hediye getirenler de vardi, hepsine cok ama cok tesekkur ederim... Omurum boyunca sakliyacagim hepsini.

Bulusmamizda  bir de bir sonraki video hakkinda konustum, onlara oncelik gecerek videoyu kisaca onlara ozet gectim.  Hep beraber gulduk eglendik, gercekten cok eglenceli bir gundu, herkesin muthis bir enerjisi vardi. Coco yanimda olur da tanisirlar diye kopegini bile getirenler oldu, bende onlari severek Coco'ya olan ozlemimi bir nevi gidermis oldum.



Iste bulusmamizdan birkac fotograf...


























 Bulusmaya gelen herkese cok ama cok tesekkur ederim, benim icin cok onemli, cok ozel bir gundu, sizlerle tanismak mukemmeldi, umarim ben de sizlere guzel vakit gecirebilmis hepiniz ile ilgilenebilmisimdir.

 Bulusma sonrasi cok ama cok yorulmustum, kac kisiyi optum, fotograf cekildik hatirlamiyorum.  Hemen Arjantin caddesinde baska bir cafeye gidip biraz dinlendik. Kubra da bulusma sonrasi nasil hissettigimi bu fotograf ile harika bir sekilde yakalamis, cok mutlu ve cok yorulmustum..



 Aksam yemegini bir sonraki gune kaydirdik. Kubra bize katilamadigi icin cok uzulduk,  o aksam da bizim icin ayrilmis masamizda guzel bir aksam yemegi yedik.




Ahsen Hande,Bahar, Necmiye

Bunlarin hepsi harika bir deneyim oldu benim icin, cok sey ogrendim. Baska bir sehirde bir sonraki bulusmamizin daha guzel daha eglenceli, daha buyuk bir sekilde gerceklesmesi dilegi ile.... Dedigim gibi hepinizi opmek, hepiniz ile teker teker tanismak istiyorum. Umarim nasip olur...

Londra' da Bir Turk Kizi
XOXO

25 Nisan 2013 Perşembe

Ayakkabi Aksesuarları

Merhabalar,

Bugün Zoe'nin arkadasinın dogum gunü icin alışverişe çıktım. H&M mağazasına girdiğimde ayakkabı aksesuarları ile karşılaştım. Benim aldığım neon taşlı olanın siyahi da vardı, onun dışında kurdaleli olanları da farklı renklerde bulunuyordu. Benim aldığımın fiyatı £3.99  fiyatı da cok uygun buldum. Farklı farklı ayakkabılarda denemeye ve eğlenmeye başladım bile :) 






13 Nisan 2013 Cumartesi

Too Faced Candle Light Aydınlatici Pudra

Too faced Candle Light Urban Decay' in Naket paletleri gibi Cult ürünlerden bir tanesi.

Pudra aydinlaticilardan Mac Pearl gibi tehlikeli bir ürün değil, bolca kullansanız bile doğal dışı bir görünüm yaratmıyor. İsmi tam isabet olmuş, gercekten mum ışığında parlayan sağlıklı ışıltılı bir cilt görüntüsü yaratıyor. Parıl parıl parlamak istemeyen yalnız hafif bir yumusaklik, bir ışıltı isteyenler icin ideal. Yağlı ciltlilerin de rahatlıkla kullanabilecekleri bir ürün. Alın, burun ve çene bölgelerini pudraladiktan sonra elmacik kemiklerine bu ürünü kullanmaları cok guzel bir görüntü yaratıcaktir.

Gercek altından yapılmış bir ürün! Cok iyi elenmiş bu altın parçacıkları hem cilt için çok güzel hem de lüx ürün kullanmaktan hoşlananlar icin birebir.

Too Faced Candlelight kendi pudra süngeri ile beraber geliyor. Bu ürünü fırça ile kullanmak manasız çünkü fırça ile uygulamak yeterli gelmiyor, ideal görüntüyü elde etmek icin kat kat sürmeniz gerekli. Pigmentli bir urun degil cünkü, ışıltıyı altin parcalari veriyor altin rengi veya sim degil! Kesinlikle kendi pudra süngeri ile kullanmanızı öneririm.

9 Nisan 2013 Salı

Tangle Teezer Saç Fırçası

Tangle Teezer kullanmayan kuaför kalmadı artık. Dünyanın heryerinde, moda haftalarında, bütün modellerin çantalarında bulunan bu fırça tam bir mucize!

Doğumdan sonra saçımın dökülecegini biliyordum ama ne kadar olabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Saçlarıma da yaklaşık bir ay önce gölge atıldığından yıprandı. Yıpranan saç ile dökülen saç gercekten çok kötü bir kombinasyon. Saçlar zaten dökülüyorken birde yıpranmadan dolayı dolaşıp duran saçları açmaya çalışmak saçlarin daha fazla yıpranmasına ve dökülmesine neden oluyor. Böylece sonunda saçınızı kısa kestirmek zorunda kalacağınız bir kısır döngünün içine girmiş olursunuz.

Tangle Teezer saçınız ıslak veya kuru iken gönül rahatlığı ile kullanabileceğiniz saçtaki düğümleri saçı yıpratmadan, yolmadan kolayca açan mucizevi bir fırça.

Saçımın dökülmesi hormonlarla ilgili ve takviye vitaminler vs ile çözebilirim, tarağın saçımı tabiri caiz ise yolup atmasına ise tek çözüm Tangle Teezer! Mutlaka deneyin başka fırça kullanamayacaksiniz.

6 Nisan 2013 Cumartesi

Lush Lip Scrup Bubblegum

Bu aralar dudak bakımımı fazla önemsiyorum. Lipglosslarin popülaritesinin azaldığı yerini rujlara bıraktığı bu günlerde dudaklarınıza daha fazla ilgi göstermeniz gerekiyor.

Parlaticilarin bir guzel yani dudaktaki kurulduğu, ölü derileri vs kamufle edebilmesiydi, yalnız bu ruj kullanınca mümkün olmuyor maalesef. Dudaktaki en ufak bir kuruluk rujunuzun pek hoş durmamasina yol açar.

Dudak bakımında da scrublar çok önemli. İyi bir Scrup ile dudaklarınızı ölü derilerden arındırdıp sonra guzel bir sekilde nemlendirmeli ondan sonra da favori rujunuzun uygulamalısınız.

Lush Bubblegum scrubini keşfettiğim günden beri yanımdan ayırmıyorum. Kokusu zaten beni benden alıyor ve dudağınıza uyguladıktan sonra dudakta kalan fazlalığı yalayıp tatlı krizinizi de dinginleştirebiliyorsunuz. Süper bir ürün. Kutusu da fazla buyuk degil, rahatlikla yaninizda tasiyabilirsiniz. Denemenizi tavsiye ediyorum, tatlı sevenler aşık olacaklar:)

27 Mart 2013 Çarşamba

Burt's Bees dudak koruyucusu

Havalar duzelicek diye beklerken aksine soğuyor.Ellerim be dudaklarım kurumaktan acıyacak noktaya geldiler hemen kremlerimi düzenli uygulamaya başladım.
Çoğu makyaj/alışveriş videomda Burt's Bees Lip Balm i görmüşsünüzdür. Benim şu ana kadar denemedigim Lip balm hemen hemen kalmadı. Piyasada son zamanlarda moda olan seklinden ve kabının renginden dolayı cok satılan yalnız bir ise yaramasindan daha cok ters etki yapan dudak koruyucularından değil Burt's Bees. Çoğu Lip balm içindeki maddelerden dolayı ilk önce dudağı nemlendiriyor hissi verse de kuruluğa yol açar. Sürekli kullanmanız gerekirmiş hissine kapılırsınız. Bir müddet sonra da " amaaaan bir ise yaramıyor bu" diyip bir köşeye iter ve unutursunuz.
Onlardan biri değil Burt's Bees Lip Balm! Burt's Bees doğal ürünleri ile meşhurdur. Sürekli kullanmak zorunda kalmazsınız dudaklarınızı nemlendirir, yanma hissini giderir. Çok yagli bir his vermez. Benim şu an favorim olan Nar yağı bulunduranı. Hafiften renk te veriyor, Acai Berry içereni de mor olan tabii renk istemiyorsanız renksiz ve aromasız olanını da tercih edebilirsiniz.
Sizde havaların kararsız kaldığı bu dönemde hangi Lip Balmı seçeceğinizden emin degilseniz kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.

9 Mart 2013 Cumartesi

Bugun ne giydim???

 Merhabalar,
Bugun ne giydim videosu yaptim, bu aralar cenemde sivilce cikip duruyor, Zoe den kaynaklandigini dusunuyourum, gecer sandim yalniz 3 gundur bir degisiklik yok o yuzden bir kac yeni urun kullanip gecirmeye calisicagim, yalniz gecene kadar makyaj yapmiyorum. Sadece kararan goz altlarima (Zoe sagolsun, uykusuzluktan:) )kapatici surmekle yetiniyorum.


 Yeni giris videomuz nasil olmus?? Ben cok begendim. bundan sonra videolarin basinda bunu kullanmayi dusunuyorum.

 Bugun pek birsey yapmadim, alisverise ciktik bir de alisveris kahvesi ictik o kadar.
Ayakkabilar: Krisp
Bluz New Look
Pantalon Zara
Makyaj: makyaj mukyaj yok:DD
  Sonradan videoyu cekerken biraz renk olsun diye Bourjois'in Rouge Edition 11 numarali Fraise Remix rujunu kullandim.

 Umarim begenmissinizdir... Yakinda gorusmek uzere;)
         
 XOXO

21 Şubat 2013 Perşembe

Sorun Saçında mı Yoksa Kuaföründe mi?




Benim cocuklugum annem ve arkadaslarinin her hafta gitti kuaforleri yaptiklari gunlerde ya da birbirlerine gittikleri "sabah kahvesi" gezmelerinde sovmelerini dinlemek ile gecti... Annemin saclari oldukca kivircik ve gur ( simdi biraz azalsa da hala daha gur!!!) ve nedense hic bir zaman kendine uygun duzgun bir kuafor bulamadi. Her yeni buldugu kuafor ya sacina duzgun fon cekemedi, ya istediginden cok acti, platin sarisi yapti kadincagizi ya da yeterince acamadi sacinin rengini... Her kuafore gidisinde bir heyecan ve her kuaforden donusunde bir husran.

" O kadar dedim sadece iki parmak kes diye!!! Sac birakmadi adam yahu!!!"

" Sacima ne kullandiysa mahvetti sacimi, elimi surdukce dokuluyor saclarim!!"

" Rezil oldum, hic istedigim gibi olmadi... O kadar da acikladim sacimi nasil istedigimi!!!"

" Sac mi yaptiriyorum tek tas mi aliyorum anlamadim! Ne kadar pahali ya bu adam!!!"

" Bu kuaforun sac sprayine zaafi var, butun sprayi kullandi, kazik gibi oldu saclarim.. Fikreeeet, bak dokun tas bu tas bildigin tas!!!"

" O sacina fon cektigi kizla fingirdemesinden benim sacima zaman kalmadi, ilgilenmedi pek!"

Simdi durust olalim, bu cumleleri cogunuz kurdunuz, kurdugunuz kelimelerin arasina su anda benim bahsetmedigim bir suru kufur de girdi hatta bazilariniz cok ileri gidip kuaforlerin ailelerini de bu sovme isleminde kattiniz. Tabii kuaforlerin ne olursa olsun kendilerini savunmalari da sizi hepten cileden cikartti, yoksa bu kadar sinirlenicek insan degilsiniz siz, ne yaparsaniz hak etti o kuafor artik! " Bir daha gelmiyecegim sana Serkan, hep ayni seyi yapiyorsun bana!hih!" da son sozleriniz oldu kuaforunuze. O Serkan'in kurtulusu yok zaten, fingirdestigi kizlarin saci disinda kimsenin sacini iyi yapamiyor oyle degil mi???

Peki Sorun Gercekten Kuaforler mi?
Yoksa sizin beklentileriniz mi cok buyuk?
Nerede ne ters gidiyor???

Pek cok kuafor cesidi vardir.

1-Eli belli bir seye alismis, ne kadar " sacimi kabartma, tivsitip durma" derseniz inadina o kadar tivsiten, 1980 lerin sacindan baska bir sac yapamayanlar,

2- Kuaforluge yeni baslamis kuaforler, tam olarak ne istediginizi anlamasa da anladigini soyleyip kafasina gore bir sey yapmaya calisanlar

3- "Sacin harika olucak, kendini bana birak hayatim" diyip butun marifetlerini gostermek isteyen sonra heyecandan ne yapicagini sasiran veya acaip bir tarz uygulamaya calisan sizi Lady GaGa olarak goren kuaforler,

4- Mantigini kullanamayan kuaforler; sacina masa yaparken her iki tarafi da disari cevirerek masa yapmasi gerektigini dusunemeyip sagdan disari dogru kivirmaya basladigi saci sola geldiginde hala ayni yone cevirerek masalayip solu tarafi da iceri dogru masalamayi basaran kuaforlerdir.

 Kadinlarin genel inanisi kotu sac yoktur, kotu kuafor vardir, hepimizin sacinda pantene reklamina cikan kizlarin saci gibi saca sahip olma potansiyeli var ama kuaforlerin beceriksizliginden sacimiz hic bir zaman o reklamdaki kizin saci gibi durmadi degil mi??

Birde saci her zaman guzel olan o gicik kiz vardir. Saci hep gur, hep mukemmeldir. Kuaforunun ismini sorarsiniz " Ay surekli degistiriyorum ki ben,oyle surekli gittigim biri yok" der, sirf gicikligina kuaforunun ismini vermedigini dusunursunuz. Iste o kizlar akilli kizlardir. Gercektende cogu zaman kuafor ile alakasi yoktur sacinin guzelliginin, o kuaforu kendi avantajina nasil kullanicagini bilir. Siz de kuaforunuzle olan savasinizi kesin ve onunla is birligi yapin.

1- Sizi dinleyen bir kuafor bulun. Kuaforunuz mutlaka ne olursa olsun sacinizi nasil istediginizi anlattiginizda size butun ilgisini vermeli, boyle birisini buldugunuzda da mutlaka sacinizi nasil istediginizi iyi bir sekilde aciklamalisiniz. " sacim soyle olsun boyle olsun diye kisa bir sekilde anlatarak kuaforunuzun hayalinizdeki saci yaratmasini beklemeyin. hazirlikli gidin kuaforunuze, sacinizi en iyi siz biliyorsunuz. Saciniz yagli ise 2 kere yerine 3 kere sampuanlamasini soyleyin, saciniz kuru ise daha fazla sac kremi kullanmasini istemekten cekinmeyin mesela.

2- Kuaforunuze zaman taniyin. Ilk defa gittiginiz bir kuafor OK bir is cikarttiysa, memnunsaniz mutlaka tekrar gidin. Zamanla hem birbirinizi daha iyi anliyacaksinizi hem de kuaforunuz sacinizi ve stilinizi daha iyi anliyacak, sacinizi cok daha iyi yapmaya baslayacaktir.

3- Saciniza iyi gelen bir urun kullaniyorsaniz, ozel buldugunuz getirttirdiginiz bir urun varsa yaniniza alin, kuaforunuzun sizin getirdiginiz sampuani, sac kremini serumu vs kullanmasini isteyin.

4- Sacinizi evde kendiniz boyuyorsaniz, kuaforlerdeki boyalari begenmiyorsaniz ve cok ozel bir kuafore gidicek kadar paraniz yoksa kuaforunuzle konusun, kendi boyanizi kendiniz goturun ve sadece boyayi uygulamak icin ne kadar alicagini sorun. Pazarlik yapin, boylece sacinizi hem oflayip puflamadan saga sola egilmeden, sekilden sekile girmeden guzelce kuaforde yaptirmis olursunuz hem de daha aucuza getirmis olursunuz. Cogu kuafor bunu kabul etmeyebilir yalniz kabul edicek bir o kadar da kuafor var. Bunu ozellikle sacinizin rengini tamamen degistirmek istediginiz zamanlarda yapin. Hic bir zaman kendi sacinizi bir kuaforun boyadigindan daha iyi boyayamazsiniz, bunu gurur meselesi haline getirmeyin, kabullenin.

5- Sacinizi kestirmek istiyorsaniz ve kuaforun gereginden fazla kesicegini dusunuyorsaniz kuaforunuzu karsiniza alin ve iki parmaktan fazla keserse odeme yapmayacaginizi ve bu konuda cok ciddi oldugunuzu tatli bir dil ile yalniz ciddi bir sekilde anlatin. Odeme yapmayacaginizda ciddi oldugunuzu goren bir kuafor sizi ciddiye alicaktir ve sacinizi istediginiz sekilde kesicektir. Tabii " bana bak, sacimi kisa kesersen odemem haaaaa! " diyerek soylerseniz kapi disari atilabilirsiniz o yuzden kullandiginiz kelimeleri duzgun secin, karsinizda size ilgi gostermesini istediginiz birisi var koleniz degil ne de olsa.

5- Sacinizin sirlarini kuaforunuze acin, sacinizin sizin alistiginiz yalniz baskalarinin bilmedigi huylari vardir, bazisi serumu kaldiramaz, hemen agirlik yapar, sac yagli durur, bazisi ufacik bir sprey ile tas gibi olur, bazisinin saci ne yaparsa yapsin hep saga ya da sola dogru duser, yapisir vs. Sacinizin bildiginiz puf noktalarini mutlaka kuaforunuzle paylasin. 

6- Istediginiz sacin arastirmasini yapin, internetten fotograflar bulun, ciktisini alin ya da telefonunuza fotografi kaydedin, kuaforunuze gosterin.

7- Kuaforunuzu dinleyin, saciniz en koyu siyah, mavi siyah gibi acmasi zor bir renk ise ve bir anda sariya donmek istiyorsaniz kuaforunuz size, "bu olmaz" diyecektir, cunku ya dediginizi yapicak sacinizi cok acmaya calisip yakicak, ya da size olmayacagini ya da sacinizin dayanabilecegi noktaya kadar acicak bu da tam olarak sizin istediginiz renk olmayacaktir.  Bunda hic bir yanlis yok, kacari goceri de yok. Sabirsizlanmayin ve dramatik bir degisiklik istiyorsaniz kuaforunuzun dediginden cikmayin. Hemen olmaz diyorsa, hemen olmaz. Sevgilinizden ayrilmis, dramatik bir sac degisikligi yapmak istiyor olabilirsiniz yalniz kuaforunuz size olmaz diyorsa, saciniza kaldirabilecegi kadar degisiklik yapin sonra o degisiklik sizi hala yetmez ise gidin koca bir kutu dondurma yigin. Kendinizi daha iyi hissedersiniz;)

Saclariniz, siz ve kuaforunuzu stressiz gunler bekliyor, bir daha kuaforunuze kusmemeniz dilegi ile ;)).....

LBTK
XOXO

20 Şubat 2013 Çarşamba

Clinique Butter Shine

Merhabalar,

Gecen hafta yakinda 8 Mart'ta olucak olan blogumun dogum gunu icin Clinique' e alisverise gittim. Blogun dogum gununde hediye cekilisi yapicagim... Hem cekilis icin hem kendim icin  hem de blog da yazmak icin alisveris yaptigimdan neredeyse butun Clinique urunlerini aldim. Yaptigim alisveris kadar da hediye verdiler diyebilirim:)

Bu hediyelerin arasinda Clinique Butter Shine'nin daha once hic denemedigim  Pink-a-boo rengi vardi.

Hediye oldugundan ambalaji farkli, normalde metal ambalaj icinde

37 Pink-a-boo
Paketini acar acmaz hemen denedim, Butter diye bosuna dememisler, kesinlikle yumusacik bir yapisi var, dudaginiza surer surmez eriyor sanki. Soguk kis gunleri icin ideal oldugu gibi her mevsim kullanilabilecek, inanilmaz guzel nemlendiren bir ruj. Dudaklarimla ayni renkte hic bir renk farki yok yalniz bu ruju benim gozumde ozel kilan sey nemlendiriciliginin yaninda icindeki simler.

 Fotografta gordugunuz gibi bir kat surulunce sadece renkli nemlendirici gibi duruyor, hafif isilti veriyor. Tek kat kullanildiginda bile cok hos nemlendiriyor.


Clinique Buttershine icindeki ince elenmis super simlerden dolayi farkli isikta farkli etki gosteriyor. Cogu arkadasim dudagima ne surdugumu anlamadi, isiktan dolayi hem parlatici gibi durdugu anlar oldugu gibi sadece ten rengi ruj surmusum gibi durdugu da oldu. Tabii ki bu etkisi urunu daha da ozellestiriyor, rengi ve yapisindan dolayi gunduz rahatlikla kullanabileceginiz gibi gece makyajiniz icin de rahatlikla kullanabiliceginiz bir ruj. Makyaj yapmadigim gunlerde bile naturelliginden dolayi rahatlikla kullanabiliyorum. Her makyaja uyabilecek bir renk, kesinlikle asik oldum, yeni favorim diyebilirim. Cantamda degilse cebimde, cebimde degilse elimde, yanimdan hic ayrilmiyor:)

Cogu ruj kokar, parfum koyarlar, onu koyarlar bunu koyarlar. Ben konusurken dudaklarini istem disi yaliyan  bir insanim ve cogu marka ruju sirf kokusundan dolayi kullanmaktan cekinirim. Clinique'in urunlerine yaptigi alarji testi dunyaca unlu, olabildigince de naturel urunler cikartmaya calistiklarini da biliyoruz. Kokusu ve dilimde hos olmayan bir tat birakmadigi icin de benim favorilerim arasinda.


 Gun icerisinde dudagimda durusu yukarida gordugunuz gibi, yalniz tum etkilerini gormeniz icin mutlaka denemenizi oneriyorum. Bana bir ruj oner,  her turlu makyaj ile kullaniyim, makyajsizkende kullanabiliyim, her zaman elegant dursun derseniz size onericegim ruj kesinlikle Clinique Butter Shine Pink-a-boo. ( kesinlikle bu rengi deneyin!)

XOXO
Bu gadget'ta bir hata oluştu